Sadece dinleyin...
1959'larda tutucu bir fransız kasabasında bir kadının kızıyla birlikte hayatta kalma çabasını, çikolata dükkanını ve aşkını anlatıyor... Meslek seçimimde etkinlendim mi acaba. Çikolatanın bembeyaz eller içerisinde temperlenmesi. Sonra bu ellerin her çizgisine varıncaya kadar çikolata rengi ile dolması. Yenilebilir heykeller yaratmak. Çok renkli değil öyle sadece kahverengi krem...
Sürekli çikolata kokması insanın. Farkettiniz mi? Bloğumun sağ üst köşesinde duran bir play düğmesi var hani çok belli olmayan. O tuşa basınca hareketli bir müzik başlar. İşte o da bu filmin başka bir parçası. Yani çok eskilerden beri belleğimde...
Ait olamama duygusu zaman zaman başını çıkartıp inatla heryeri kaplamaya çalışsa da. Aidiyetlik daha baskın çıkmaya kararlı. Aralarında gidip geliyorlar bazende geriliyorlar işte.
Arada bir oluyor ne yapıyorum ben, neredeyim diye. Sonra deniz tüm hırçınlığını bırakıveriyor.
Film ile ilgili birşeyler yazabilmem için çikolata yapmam gerekiyordu. Ondan yeni alternatifler diye bir cümle var bir önceki posta.
Çikolatalar artık diğer yanımız...
Beyaz çikolatayı daha sever oldum geçen haftalardan sonra. Aromayı en güzel ortaya çıkaran çikolata beyaz çikolataymış bense yeni farkettim. Kendisini hayranlıkla izlediğim İvan beyle tanıştım ki müthiş bir birikime sahip.
Böyle insanlar oldum olası tüm saygı ve hayranlığı hakediyor...
Bir taraftan main titlesi dinlerken, sizi içinizi ısıtacak çikolatanın el yapımı dünyasına davet ediyorum.

İçi beyaz çikolatalı frambuazlı truflar...

İçi beyaz çikolatalı limonlu truflar ve sütlü çikolatalı kahveli truff.

Fıstıklı, naneli, portakallı çikolatalar ve file bademli rochesler.
Artık truff ve çikolata ilede sizlerle birlikteyiz.
Siparişleriniz için,
www.nurunkakaobulutlari.com
0531 345 84 18
kakaobulutlari@gmail.com





















































