Tokmeydanı Neresi Acaba?Yıllar önce Taksimde otobüs bekliyorum arkadaşımla. Genelde mesafeli bir halim vardır, belki buna içten içe kendini koruma diyebilirsiniz. Hatta o durumlarda kendimi itici, sinir bozucu bulurum. Ama o mesafeyi kapattığım an ben diyeyim saftirik, siz deyin leyla halleri.
Bu hallerime çok az kişi şahit olmuştur. Aklımdan geçen düşüverir dilime, aniden. Engel olamam bir türlü. Tüm ketumluğum gider birden. Bu halimi tanıyanlar, şu an kendileriyle dalga geçtiğimi düşünebilirler yada hadi ordan...
O günler de bende aşk vuku bulmuşken. Aklımdan dilime düşenler, beni mahçup hallere, feci şekilde sokuyor.
Yaklaşan otobüsün nereye gittiğini okumaya çalışıyorum. Tokmeydanı. Neresi acaba?
Aramızda şöyle bir konuşma geçer,arkadaşımla...
-Hii ne komik Tokmeydanı diye yer mi olur.
-Bana sevecen birşekilde bakıp, saçımı düzeltiyor. T- Okmeydanı diyor erkek. Tiresi silinmiş.Yani bildiğimiz Okmeydanı.
-Ben nasıl düşünemedim diye hayıflanıyorum.
-O kadar anlayışlı ki sadece düşünmeden konuşuyorsun diyor, gülümsüyor beni kırmamak için.
Hoşuma gidiyor, daha bir rahatlıyorum yanında. Ardından potların biri geliyor, biri gidiyor.
Sonra biz bu olayı hatırlayınca hep gülüyoruz, gülüyoruz da pek anlatmıyoruz kimselere. Çünkü kendisi şu an eşim olur. Hala ketumluğum üzerimde, ismini söylemiyorum bakın. Ama onun kadar değilim inanın.
Sevgili eşimin ağzından laf almak bir yana mimiklerinden ne düşündüğünü hissetmenizin mümkünatı yok gibi. Daha az konuşur, daha az ipucu verir. Uzun süre kendisini keşfetmekle uğraştım. Bende de tam tersi aceleci, panik, daha hızlı, daha çok duygusal zekaya, ama daha az matematik zekasına sahip biriyim. Fakat kendisinde bolca matematik zeka bulunsada, duygusal zekadan eser yok gibi. Yaratıcılık sıfır düzeyde. Bende de tam tersi.
Mesala benim yön bulma özelliğim yoktur. Şimdi düşünüyorum ilkokulda kuzey ve güneyi karıştırıyormuydum acaba diye. Bu öyle bir düzeydeki yeni bir yere tek başıma gideceksem, eşim nasıl gideceğimi benden daha çok düşünür. Hatta düşünmekle kalmaz kendi götürür. Gittiğim yönü düşünmüyorum, araştırmıyorum ve gerekte duymuyorum. Üzerinde dursam olurmu emin değilim.
Geçen gün Sultanahmetteyiz. Deniz'le ben, bizim grubu bekleyeceğiz.
-Eşim ilk geldiğimizde oturduğumuz yerde bekleyin dedi.
-Oluurr... Olurda nasıl gideceğim ben dedim.
-Doğruya bizim böyle bir sorunumuz var dedi:(
Ben böyle yazıyorum bu aralar, yalan söyleyemeceğim eğleniyorum da... Şimdi beni düşündüren bir husus var. Yarın eşim işe gidecek, şimdiye kadar kendisinden bahsetmeyi bırak, hiç bir özelime girmedim bu sayfalarda bir iki yazı hariç. Bu yazı okunacak. Sizce politik olan eşimden, uyarı alma ihtimalim yüzde kaç? Hemde ne gereği var böyle yazılar yazıyorsun senin ki pasta bloğu, ona ilişkin yazılar bulundur, diyorken.(Klasik adamya)
Bu arada siz benim bu konuyu şansa bırakacağımı düşünebiliyormusunuz. Kesinlikle hayır.
-Sabah seninle ilgili bir yazı yazdım dedim kendisine ,yayınlayabilirmiyim ?
-Görmem gerekiyor.(Ses tonu oldukça soğuk ve ciddi)
Mailimi okumuş durumdan pek hoşnut görünmesede engel olmuyor bana:))
Küçük maceralara sonra devam etmek üzere, hoşca kalınız.





6 yorum:
Çok içten ve eğlenceli bir yazı olmuş. Blogun pasta blogu olmasına rağmen hayata dair bir başlık altında bu tarz anekdotlar yazabilirsin. Ben çok keyif aldım okumaktan.
Eşimle ben de zaman zaman senin anlattığına benzer durumlar yaşıyoruz. Ben matematikçiyim o sosyal bilimci.O yaratıcı, duygusal, ağırbaşlı...Ben ise tam tersi. Ama kimse mükemmel değil herkesin bir çocuk yanı, saf tarafı bulunuyor tabii.
Sevgiler
Denize selamlar
Mesafe kapandı :) ne sıcak bir yazı, yüzümde gülümsemeyle okudum. O güzel pastaları, kurabiyeleri yapan kişiyi ve yakınlarını tanımak lazım bence. Ne iyi yapmışsın da yazmışsın. Arada yine yapsana :)
Blog bi kadına ait olunca duygudan yoksun olması beklenemez sanırım.Ben de keyif aldım okumaktan.Vaktin oldukça yine yazarsın belki?..
:) Mululuk çatınızdan hiç eksik olmasın Nurum...
Canım yazını keyifle okudum.
Gerçekten bloglarımız da bu tarz yazıların renk vereceğini de düşünüyorum.İyi ki yazmışsın.
Deniz'i öpüyorum.
Mehtap'cım teşekkür ederim. Hayata dair başlık altında yazmak, iyi bir öneri, dikkate alacağım emin olabilirsin:))
Aylin'cim hemde nasıl kapanıyor mesafeler... Ne yapacağım bilmiyorum. Bu tür yazılar yazmaktan keyif alıyorum, bir taraftanda ketumluk. Hele eşim ne yapacak bu konuda düşünmek bile istemiyorum:))
Hilal benim zarif komşum teşekkür ederim. Umarım yazabilirim:((
Adaşım, teşekkür ederim:))
Bocuğum teşekkür ederim hep yanımdasın:))
Hepinizi öpüyorum...
Yorum Gönder